<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ergun Babahan</title>
	<atom:link href="http://www.ergunbabahan.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ergunbabahan.com</link>
	<description>Ergun Babahan Resmi Web Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Aug 2010 23:51:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Paşa paşa imzaladılar</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/pasa-pasa-imzaladilar/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/pasa-pasa-imzaladilar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 23:08:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Paşa paşa imzaladılar &#8220;(Türkiye’de) mevcut askeri-iktisadi yapı üç ayak üzerinde yükselmektedir. Birinci ayak, Türkiye’de ordunun doğrudan bir askeri aktör olarak varlığının ifadesi olan askerlerin holdingi OYAK’tır.İkinci ayak, Türkiye’de ordunun neredeyse mutlak kontrolü altında olan yüksek askeri harcamalardır. Üçüncü ayak ise, Türkiye’de hızla geliştirilen ve sanayinin militarizasyonuna yol açan askeri sanayidir. Bu ayaklarda temel ortaklık, bu [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-50" title="ergun_babahan_308657924" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Paşa paşa imzaladılar</strong></h3>
<h3>&#8220;(Türkiye’de) mevcut  askeri-iktisadi yapı üç ayak  üzerinde yükselmektedir. Birinci ayak, Türkiye’de  ordunun doğrudan bir  askeri aktör olarak varlığının ifadesi olan askerlerin  holdingi  OYAK’tır.İkinci ayak, Türkiye’de ordunun  neredeyse mutlak kontrolü altında olan yüksek askeri harcamalardır.</h3>
<div>
<p><!--                         #gsol div.hbr { background: url(http://resim.stargazete.com/gazete.png) no-repeat 407px 35px; }                          --> <!--[if IE 8]> <mce:style type="text/css"><!                       #gsol div.hbr div.vny { position: absolute; left: 0px; top: 0px; }                       #gsol div.hbr div.ktg { position: absolute; left: 0px; top: 0px; }                        --> <!--[endif]--></p>
<div>
<p>Üçüncü ayak ise, Türkiye’de  hızla geliştirilen ve sanayinin militarizasyonuna yol açan askeri sanayidir.</p>
<p>Bu ayaklarda temel ortaklık, bu  alanların Türkiye’de ordunun belirleyiciliği altında olmasıdır.</p>
<p><span id="more-67"></span></p>
<p><strong>(Bu) askeri-iktisadi  yapı, aynı zamanda bir güven(siz)lik siyasalına ve kültürüne ihtiyaç  duymaktadır.&#8221;</strong></p>
<p>Bunlar, <strong>TESEV</strong>’in <strong>“Türkiye’de askeri-iktisadi yapı”</strong> çalışmasının yazarı <strong>İsmet  Akça</strong>’nın tespitleri.</p>
<p>Türkiye 4 gündür Yüksek Askeri  Şûra toplantısıyla çalkalanıyor.</p>
<p>Generaller,  geçmişteki  alışkanlıklarının etkisiyle aldıkları kararların,  seçilmişler tarafından  sorgulanmadan onaylanmasını istiyor.</p>
<p><strong>Kendi içinde bir devlet  haline gelmiş Silahlı Kuvvetler zor durumda. </strong></p>
<p>Bu gerçeği, son dönemde  yapıan kamuoyu araştırmalarında <strong>“en güvenilir  kurum”</strong> sorusunun yöneltilmemesinden de  görüyoruz.</p>
<p>Silahlı Kuvvetler’in yaldızı  dökülüyor.</p>
<p>Karakol baskınları, Heron  skandalları, provokasyonlarda kimi asker izlerinin ortaya çıkması soru  işaretlerini artırıyor.</p>
<p><strong>Asker,  içte bir düşman  arıyor çünkü siyaset üzerindeki denetimi kadar,  iktisadi yapılanma üzerindeki  mutlak gücünü de, devletin resmi  söylemiyle, “sözde” güvenlik sorunundan alıyor. </strong></p>
<p>Bu sayede siyasetten ekonomiye,  kültürden ideolojiye kadar</p>
<p>tüm alanda mutlak bir hakimiyet sağlıyor.Toplumun demokratikleşmesi,  bilgi kaynakları üzerindeki denetimin kırılması ve küreselleşme, şimdi bu  hakimiyeti kırıyor.</p>
<p>Yaşadığımız bu kırılmanın  sancıları.</p>
<p><strong>Yüksek Askeri Şûra’nın  karar alamaması bir kriz değil, bir kırılmadır. </strong></p>
<p>Seçilmiş iktidarın meşruiyet  alanının silahlı güce direnecek noktaya gelmiş olmasının açık göstergesidir.</p>
<p><strong>Hasan  Cemal’in  Türkiye’nin asker sorunu isimli kitabı, seçilmişlerin  atanmışlar karşısındaki  çaresizliklerinin örnekleriyle doludur. </strong></p>
<p>Son  YAŞ zirvesi, Çankaya’da  hukuka saygılı, sivil bir cumhurbaşkanının  varlığı, arkasında halk desteği olan  bir iktidarın, toplumu dönüştürme  ve demokratikleştirme gücünü göstermektedir.</p>
<p>Ancak yukarıda  yaptığımız  alıntı, Türkiye’nin asker sorununun YAŞ, 35’inci maddeden  ibaret olmadığı açık  bir şekilde görülmektedir.</p>
<p><strong>Bu  ülkenin ihtiyacı,  silahlı kuvvetlerini holding sahibi bir iktisadi güç  olmaktan çıkaracak, toplum  yaşamındaki egemenliğini kıracak geniş çaplı  bir Vaka-i Hayriye’dir. </strong></p>
<p>Bu uzun soluklu, iniş-çıkışli  bir değişim sürecidir.</p>
<p>Ne demokratik kazanımlardan çok  mutlu olmalı, ne de geri adımlardan çaresizliğe kapılınmalı.</p>
<p>Son 10 yılda yaşadıklarımız  bugünlerde hızla ivme kazandı.</p>
<p>Değişim kendi gerçeğini  dayatıyor.</p>
<p>Meclise ve iktidara düşen, bu  süreci doğru yönetmek.</p>
<p>YAŞ’ta yaşananları da fazla  kafaya takmayın.</p>
<p>28 Şubat’ta Necmettin Erbakan,  kararları “paşa paşa” imzalamıştı.</p>
<p>Bu kez generaller “paşa paşa”  imzalayacaktır.</p>
</div>
</div>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/pasa-pasa-imzaladilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halkın derdiyle generalinki farklı</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/halkin-derdiyle-generalinki-farkli/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/halkin-derdiyle-generalinki-farkli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 23:05:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[Halkın derdiyle generalinki farklı  Okuldan sınıf arkadaşı olduğu için dayanışma istifası da olabilir, Orgeneral İlker Başbuğ’un baskısıyla da olabilir. Koskoca general emekliliğini istediyse saygı duymak gerekir. Herkes meslek hayatının bir noktasında “yeter” diyebilir. Aslında “yeter” demek büyük bir olgunluk göstergesidir çünkü vazgeçemediğiniz şeyler sizi esir alır. Kimileri bu olgunluğu gösteriyor, kimileri giderken bile güç gösterisi [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong><strong><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-50" title="ergun_babahan_308657924" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Halkın derdiyle generalinki farklı  <em><br />
</em></strong></strong></h3>
<div>Okuldan sınıf arkadaşı olduğu için dayanışma istifası da olabilir, Orgeneral <strong>İlker Başbuğ</strong>’un baskısıyla da olabilir.</p>
<div>
<p>Koskoca general emekliliğini istediyse saygı duymak gerekir.</p>
<p>Herkes meslek hayatının bir noktasında <strong>“yeter”</strong> diyebilir.</p>
<p><span id="more-63"></span></p>
<p><strong>Aslında “yeter” demek büyük bir olgunluk göstergesidir çünkü vazgeçemediğiniz şeyler sizi esir alır. </strong></p>
<p>Kimileri bu olgunluğu gösteriyor, kimileri giderken bile güç gösterisi yapma çabasına devam ediyor.</p>
<p>Bir Genelkurmay Başkanı düşünün ki, görevi süresince kamuoyuna verdiği tüm bilgiler yanlış çıkmış.</p>
<p>Bir komutan düşünün ki, yargıya doğrudan müdahale etmiş, en azından etmeye çalışmış.</p>
<p>Komutası altındaki askerlerin önemli bölümü ciddi ithamlarla yargı önüne çıkarılmış.</p>
<p>Kefil  olduğu generalin AK Parti’nin kapatılma davasında delil olarak  kullanılan kimi internet sitelerinin kurucusu olduğu ortaya çıkmış.</p>
<p>Bir komutan düşünün ki, kuşkulu baskınları, kirli <strong>“Heron”</strong> konuşmalarına açıklık getirememiş.</p>
<p>Bu konular gündeme geldiğinde <strong>“dut yemiş bülbüle” </strong>dönüyor.</p>
<p>(Gerçi konuştuğu gazeteciler ona böyle sıkıntılı sorular yöneltmiyor.)</p>
<p>Say say bitmez.</p>
<p>Aslında dünyanın herhangi demokratik bir ülkesinde bu kadarı bile bir generali görevden almaya yeter&#8230;</p>
<p><strong>Şimdi bu komutan gider ayak komuta kademesini kendi istediği gibi biçimlendirebilmek için Ankara’yı birbirine katıyor. </strong></p>
<p>Sanki görev süresi müthiş başarılarla dolu da gelecek kademeler hakkında sözsahibi olmak istiyor.</p>
<p><strong>Yüksek Askeri Şûra toplantısı sırasında şehit yakınlarının protesto gösterisi yapması bir ilktir. </strong></p>
<p>Çünkü evlatlarının neden öldürüldüğü konusunda şüpheleri var.</p>
<p>Ancak bizim <strong>“misyonu belli”</strong> medyamız, bir ilk olarak kimi komutanların atamasının yapılmamasını gösteriyor.</p>
<p>Kriz çığlıkları atıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’nin kaderi 3-5 komutanın atamasına bağlıymış havası yaratılmak isteniyor. </strong></p>
<p>Asıl soru hasıraltı ediliyor.</p>
<p><strong>Asıl  soru ise şudur, bu komuta kademesi kendilerine genç yaşta emanet  ettiğimiz evlatlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmekte midir? </strong></p>
<p>Onların her ihmalinin, farklı kararlarının bedelini bu ülkenin gençleri canlarıyla ödüyor.</p>
<p>Şimdilik derinden yükselen bir protesto bu.</p>
<p>Çünkü ölenler <strong>“sıradan”</strong> halk çocukları.</p>
<p>Tuzla’da ölen işçileri görmeyenlerin onları görme ihtimali yok ki buna iktidar da dahil.</p>
<p>Gariban çocuklar Heronlar’ın gözü önünde öldürülüyor, generaller Ankara’da karargahta kılları kımıldadan seyrediyor.</p>
<p>Haber patlıyor ama o çocukların seçtiği siyasilerin de kılı kımıldamıyor.</p>
<p><strong>Kimse sesini yükseltmiyor çünkü korkuyorlar. </strong></p>
<p><strong>Bu ülkede bir korku vardır ama o asker korkusudur. </strong></p>
<p>Asker sözkonusu olunca herkes <strong>“aman başıma bir iş gelmesin”</strong> havasına bürünür.</p>
<p>Geçmişe bakınca bu korkunun haksız olmadığını görüyoruz aslında.</p>
<p>Ama hala korkunun kaynağını başka yerlerde göstermeye çalışanlara sadece gülüp geçiyoruz.</p>
<p>Evet, halkın derdi evladının canı, dökülen kan.</p>
<p>Komutanların derdi ise koltuk.</p>
<p>Türk kanı mı demiştiniz!</p>
</div>
</div>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/halkin-derdiyle-generalinki-farkli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarzanlar zor durumda</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/tarzanlar-zor-durumda/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/tarzanlar-zor-durumda/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 23:02:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin Batısı’nda da, Doğusu’nda şiddet tekelini elinde tutanlar, toplumu istediği gibi yönlendiregeldi. Silahlı Kuvvetler, askeri vesayet sistemiyle ekonomiden medyaya, yargıdan siyasete, üniversiteden dış politikaya uzanan geniş bir yelpazede tek belirleyici oldu. Siyasetçiye bırakılan alan, yol-su-alan yapımı ile “yolsuzluk”tu. Askeri alanın da elbette yolsuzluklarından arınmış bir bölge olduğu iddia edilemez. Asker, bu gücünü Cumhuriyet’in kurucusu olma [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-50" title="ergun_babahan_308657924" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Türkiye’nin Batısı’nda da, Doğusu’nda şiddet tekelini elinde tutanlar, toplumu istediği gibi yönlendiregeldi.</p>
<p>Silahlı  Kuvvetler, askeri vesayet sistemiyle ekonomiden medyaya, yargıdan  siyasete, üniversiteden dış politikaya uzanan geniş bir yelpazede tek  belirleyici oldu.</p>
<p><strong>Siyasetçiye bırakılan alan, yol-su-alan yapımı ile </strong><strong>“yolsuzluk”tu.</strong></p>
<p>Askeri alanın da elbette yolsuzluklarından arınmış bir bölge olduğu iddia edilemez.</p>
<p>Asker, bu gücünü Cumhuriyet’in kurucusu olma iddiasıyla birlikte Soğuk Savaş ortamından aldı.</p>
<p>Sovyetler Birliği ile sınır ülkesi olması, askerin tarihsel gücüne bir de önemli destek ilave etmişti çünkü.</p>
<p><span id="more-60"></span></p>
<p><strong>Batı,  her türlü anti-demokratikliğine rağmen askeri gücü destekledi, çünkü  hem ihtiyacı vardı, hem de yönetilip yönlendirilmesi sivillere göre çok  daha kolaydı. </strong></p>
<p>Yunanistan’ın NATO’ya dönüş olayı bunun en somut örneği oldu.</p>
<p>Ancak Berlin Duvarı’nın yıkılması bu sürecin sonunu ilan ediyordu.</p>
<p>Ankara bu değişimin önemini fark edemedi.</p>
<p>Küreselleşme kendisini dayatmaya, kurallarını koydurmaya başladı.</p>
<p>En sorunlu alanlar bir bir gündeme gelmeye başladı.</p>
<p>Son iki alan hukuk ve askeri vesayet sistemi olarak kaldı.</p>
<p><strong>Yüksek Askeri Şura’da yaşananlar ve 12 Eylül referandumu, bu dokunulmaz alanların sonunu ilan eden iki gelişme. </strong></p>
<p>Bu alanları savunanlar zorda çünkü geleneksel müttefikleri bile onları savunmakta zorlanmaya, hatta giderek sorgulamaya başladı.</p>
<p>Hürriyet’in belirlenmiş misyonu dışına çıkma adımları atması bunun bir göstergesi.</p>
<p>Benzer bir gelişme Türkiye’nin Doğusu’nda yaşanıyor.</p>
<p>Sivil toplum örgütleri giderek daha fazla sesini yükseltirken, PKK’nın cinayetlerine tepkiler doğuyor.</p>
<p><strong>Doğu’da  hakimiyetini farklı sesleri şiddet dahil her yöntemi kullanarak  bastıran PKK’nın son eylemi çok farklı tepkilere yol açtı. </strong></p>
<p>Çünkü  Türkiye’nin Doğusu ve Batısı’ndaki insanlar süregiden şiddet  eylemlerinin perde arkasında başka hesapların olduğunu görüyor.</p>
<p>Baskınlar, Heron gibi olaylarda Türk Silahlı Kuvvetleri kadar PKK’nın sessizliği de dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Ergenekon-PKK bağlantısından öte bir işbirliğinin ipuçları hızla su yüzüne çıkıyor. </strong></p>
<p>Türkiye iyi yolda.</p>
<p>Bu sorunların ortadan kalktığı, her şeyin güllük gülistanlık olduğu anlamına gelmiyor.</p>
<p>Sadece  şiddetin ve şiddet tekelini elinde tutan merkezlerin sorunu tanımlama  ve çözüm şeklini belirleme yetkisini elinden alıyor.</p>
<p>Şiddetin aradan çıktığı bir ortam ise her türlü sorunun çözümü için tarihi bir adımdır.</p>
<p><strong>Onun  için bu YAŞ’ta kimin komutan olduğundan ziyade, yeni gelen komuta  kademesinin Türkiye’nin bu gerçeğini doğru okuyup buna uygun adımlar  atması kabiliyetine bağlı. </strong></p>
<p>İyi pazarlar..</p>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/tarzanlar-zor-durumda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demokratik ‘teamül’ dönemine alışın beyler</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/demokratik-%e2%80%98teamul%e2%80%99-donemine-alisin-beyler/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/demokratik-%e2%80%98teamul%e2%80%99-donemine-alisin-beyler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 23:01:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Demokratik ‘teamül’ dönemine alışın beyler Yüksek Askeri Şura bugüne kadar göstermelik bir toplantıydı. Recep Tayyip Erdoğan’ın seçilmesine kadar, başbakanlar ilk gün toplantılarına nezaketen katılır, öğlen “kendi işlerine” bakmaya giderlerdi. General atamaları ve terfileri onların işi değildi. Çünkü “teamül” öyleydi. Bir kısım medya bu seneki YAŞ toplantısında da “teamül” diye tutturdu. Seçilmiş otoritenin, atanmışların terfi ve [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-50" title="ergun_babahan_308657924" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a><strong>Demokratik ‘teamül’ dönemine alışın beyler<em> </em></strong></h3>
<div><!--                         #gsol div.hbr { background: url(http://resim.stargazete.com/gazete.png) no-repeat 407px 35px; }                          --> <!--[if IE 8]> <mce:style type="text/css"><!                       #gsol div.hbr div.vny { position: absolute; left: 0px; top: 0px; }                       #gsol div.hbr div.ktg { position: absolute; left: 0px; top: 0px; }                        --> <!--[endif]-->Yüksek Askeri Şura bugüne kadar göstermelik bir toplantıydı.</p>
<div>
<p><strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>’ın seçilmesine kadar, başbakanlar ilk gün toplantılarına nezaketen katılır, öğlen “<strong>kendi işlerine</strong>” bakmaya giderlerdi.</p>
<p><strong>General atamaları ve terfileri onların işi değildi.</strong></p>
<p><strong>Çünkü “teamül” öyleydi.</strong></p>
<p>Bir kısım medya bu seneki YAŞ toplantısında da “<strong>teamül</strong>” diye tutturdu.</p>
<p>Seçilmiş otoritenin, atanmışların terfi ve atamaların müdahalesine acaip bozuldular.</p>
<p><span id="more-58"></span></p>
<p>Çünkü “teamül” bozuluyordu.</p>
<p><strong>“Piyasa” gibi hassas ve muğlak bir şey bu “teamül” en ufak şeyde bozuluyor.</strong></p>
<p>Hala yorumları da öyle, bilmem kimin yerine bilmem kim komutan olunca teamül bozulmuş.</p>
<p><strong>Bu “teamül”ün kötü tarafı da bu galiba, bir bozuldu mu, geri dönüşü yok.</strong></p>
<p>Şimdi bozuldu işte.</p>
<p>“Teamül” dedikleri seçilmiş iktidarın askerlerin kendi aralarında kurdukları tezgaha ses çıkarmadan “evet” demesi.</p>
<p>Silahlı Kuvvetleri kendi içinde partiye dönüştüren bu anlayışın liyakattan çok, dayanışmayı öne çıkardığı ortada.</p>
<p>Yoksa Silahlı Kuvvetler içinde birbiri ardına patlayan skandallara tanıklık eder miydik?</p>
<p>Aylardır gündemde olan ve ihmalden ihanete kadar birçok kuşkuyu gündeme getiren iddialar var ve de komuta kademesi sessiz.</p>
<p><strong>Mehmet Haberal </strong>için bile değerlendirme yapan Genelkurmay Başkanı, bu iddialar hakkında ağzını açıp tek kelime etmiyor.</p>
<p>Bu işin böyle gitmeyeceği açık.</p>
<p><strong>Son YAŞ toplantısı da bu açıdan bir dönüm noktası olmuştur.</strong></p>
<p>Artık iktidar kim olursa olsun, komuta kademesinin belirlenmesinde son söz seçilmiş siyasetçilere ait olacaktır.</p>
<p><strong>Ülkenin  tüm atamalarında söz sahibi olan siyasi iktidarın, asker atamaları  konusunda sıradan bir onay makamı olması demokrasilerde kabul edilemez.</strong></p>
<p><strong>4 Ağustos’la birlikte Türkiye’de yeni bir teamül başlamıştır.</strong></p>
<p>YAŞ’ta son söz siyasete aittir.</p>
<p>İktidar  isterse bir denizci ve havacıyı genelkurmay başkanı yapabileceği gibi,  komuta kademesinde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir.</p>
<p>Bütün Batı demokrasilerinde olan budur, Türkiye’nin de demokratik standartı yükseldikçe bu noktaya gelmiştir.</p>
<p>Hiçbir kurum kendi özerk dünyasına sahip değildir.</p>
<p>Her özerkliğin sınırı hukuk ve demokrasidir.</p>
<p>Türkiye bu noktaya 80 küsur yıllık bir gelişim sonucu</p>
<p>gelmiştir ve gelinen nokta çok önemlidir.</p>
<p>Artık  yapılması gereken askerin toplum içinde ayrıcalıklı bir konuma sahip  olmasına imkan veren tüm yasaların gözden geçirilip gerçek demokratik  bir sistemin temellerinin atılmasıdır.</p>
<p><strong>Eski “teamül” öldü, yaşasın yeni “teamül.”</strong></p>
<p>Bu  arada, hükümet de şehitlerin hangi koşullarda öldüğünü, Heron işinin  aslını bir an önce öğrenmeli ve bunu kamuoyuyla paylaşmalıdır.</p>
<p><strong>“Kimsesizin kimi”</strong> olmak budur, çünkü ölenlerin tamamı kimsesizlerdir.</p>
<p>O gençlerin anısına en azından bunu borçlusunuz.</p>
<p>İktidar artık bu konudaki gerçekleri talep etme ve kamuoyuyla paylaşma gücüne sahiptir ve bunu kullanmak zorundadır.</p>
<p>“Teamül” öyle diyor.</p>
<p><!-- AddThis Button BEGIN --> <script type="text/javascript">// <![CDATA[
   var addthis_pub = 'tayfunsalci';
   var addthis_localize = {share_caption:'Paylaş', email_caption:'Arkadaþýna Gönder!', email:'E-posta', print:'Yazdýr', favorites:'Favoriler', more:'• daha...'};
// ]]&gt;</script></div>
</div>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/demokratik-%e2%80%98teamul%e2%80%99-donemine-alisin-beyler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baykal da ‘evet’çi oldu</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/baykal-da-%e2%80%98evet%e2%80%99ci-oldu/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/baykal-da-%e2%80%98evet%e2%80%99ci-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 22:41:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[Baykal da ‘evet’çi ol CHP Milletvekili Eşref Erdem’in referandum çıkışı ve nihayetinde partisinden istifası partideki iç savaşın göstergesi. Bunun bir diğer örneği yeni bir seks kasetinin ortaya çıktığı iddiası. Bu seferki Kemal Kılıçdaroğlu kanadından bir yöneticinin. Deniz Baykal’a ait olduğu iddia edilen kaseti sorgulamadan manşetlere taşıyan “misyonu belli” medya bu kaseti görmezden geldi. Çünkü misyonu [...]


Benzer Konular:<ol><li><a href='http://www.ergunbabahan.com/17/07/2010/gobegini-kasiyan-adam-evet-diyecektir/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Göbeğini kaşıyan adam Evet diyecektir'>Göbeğini kaşıyan adam Evet diyecektir</a></li></ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Baykal da ‘evet’çi ol<em> </em></strong></h3>
<div><strong><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-50" title="ergun_babahan_308657924" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>CHP Milletvekili Eşref Erdem’in referandum çıkışı ve nihayetinde partisinden istifası partideki iç savaşın göstergesi.</strong></p>
<div>
<p>Bunun bir diğer örneği yeni bir seks kasetinin ortaya çıktığı iddiası.</p>
<p>Bu seferki <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong> kanadından bir yöneticinin.</p>
<p><strong>Deniz Baykal’a ait olduğu iddia edilen kaseti sorgulamadan manşetlere taşıyan “misyonu belli” medya bu kaseti görmezden geldi. </strong></p>
<p>Çünkü misyonu Baykal’ı yerlebir etmek, Kılıçdaroğlu’nu pompalamaktı.</p>
<p>Şimdi yeni bir kaset manşeti işlerine gelmez.</p>
<p><strong>Onlar bugün itibariyle dünyevi işlerden vazgeçmiş, kendilerini dine vermiş görünüyor. </strong></p>
<p>Grubun bir Ramazan duyurusu vardı ki, Türkiye’ye dışardan gelmiş biri <strong>“Ramazan Türkiye’ye ilk kez geliyor”</strong> sanırdı.</p>
<p>Muhafazakar medya onların yanında dinsiz kalmıştı açıkçası.</p>
<p><span id="more-56"></span></p>
<p>Türkiye’ye irtica gelecekse, onlar getirecek hesabı bir sayfa vardı.</p>
<p>Hem laik, hem müslüman, hem küresel hem ulusalcı.</p>
<p>Tam günümüzün gazetesi.</p>
<p>Bu arada CHP’lilerin <strong>“Dinciler gelirse 4 kadın serbest olacak”</strong> korkusunun da boş olduğu ortaya çıktı.</p>
<p>CHP’liler de en az kimi muhafazakarlar kadar çok eşliliğe açık çıktı.</p>
<p>Bir de teknoloji işlerinde uzmanlaştıkları anlaşıldı.</p>
<p>Herkes herkesin odasına kamera koyuyor.</p>
<p><strong>Dönelim Deniz Baykal’ın referandumda evetçi olmasına. </strong></p>
<p>Baykal, anayasa paketi geçince hemen imzaları topladı ve soluğu Anayasa Mahkemesi’nde aldı.</p>
<p>Referandumda “evet” diyeceğini açıklayan Eşref Erdem de bu başvuruya imzayı çaktı.</p>
<p>Sonra kaset olayı patladı ve Baykal tasfiye edildi.</p>
<p>İlk baştan beri vurguladığım gibi, Baykal bu olayın ardında kimlerin olduğunu biliyordu.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun kendisini yok sayması, Önder Sav’ın kendisine yakın isimleri tasfiye etmesi bardağı taşırdı.</p>
<p><strong>Emre  Uslu’nun doğru tespitiyle CHP ve misyonu belli medya referandumda  çıkacak “hayır”ları Kılıçdaroğlu’nun hesabına yazmaya hazırlanıyor. </strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu yeni Karaoğlan ilan edilecek ve genel seçimde oyların CHP’ye akması sağlanacak.</p>
<p>Deniz Baykal bu oyunu gördüğü için şimdi karşı bir hamle yapıyor.</p>
<p>Kendisine en yakın isimlerden Eşref Erdem’i Sabah Gazetesi’ne konuşturarak “evet” oyu vereceğini açıklatıyor.</p>
<p>Bu CHP için ağır bir darbe.</p>
<p>Disiplin Kurulu üstü istifa daha da ağır.</p>
<p>Amacı da açık, hayırların oranını düşürerek Kılıçdaroğlu’nun kahraman ilan edilmesini önlemek.</p>
<p>Başarısız olduğu da söylenemez.</p>
<p><strong>Erdem, gazozuna ilaç konulduğu için değil, parti içi mücadele öyle gerektirdiği için evet diyor. </strong></p>
<p><strong>Mahalle baskısı olmasa, Deniz Baykal bile “evet” çağrısı yapabilir. </strong></p>
<p>Bu CHP’de daha sular durulmaz.</p>
<p>Görünen o ki, bu köprünün altından daha çok kasetler akar.</p>
</div>
</div>


<p>Benzer Konular:<ol><li><a href='http://www.ergunbabahan.com/17/07/2010/gobegini-kasiyan-adam-evet-diyecektir/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Göbeğini kaşıyan adam Evet diyecektir'>Göbeğini kaşıyan adam Evet diyecektir</a></li></ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/10/08/2010/baykal-da-%e2%80%98evet%e2%80%99ci-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin vicdanı sonunda ağır bastı!</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/27/07/2010/turkiye%e2%80%99nin-vicdani-sonunda-agir-basti/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/27/07/2010/turkiye%e2%80%99nin-vicdani-sonunda-agir-basti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 00:03:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin vicdanı sonunda ağır bastı! Kamuoyunda “Taş atan çocuklar” olarak bilinen çocukların terörist muamelesi görüp cezeevlerine gönderilmeleri ayıbı sona erdi. “Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları” bu süreçte çok önemli bir rol oynadı. Avukat Mehmet Uçum’un dün Taraf’ta vurguladığı gibi, başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AK Parti, CHP, DSP ve BDP’li milletvekillerinin büyük katkısı oldu. Kamu vicdanının harekete [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-50" title="ergun_babahan_308657924" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Türkiye’nin vicdanı sonunda ağır bastı! <em> </em></strong></h3>
<div>
<div>
<p>Kamuoyunda <strong>“Taş atan çocuklar”</strong> olarak bilinen çocukların terörist muamelesi görüp cezeevlerine gönderilmeleri ayıbı sona erdi.</p>
<p><strong>“Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları”</strong> bu süreçte çok önemli bir rol oynadı.</p>
<p><strong>Avukat Mehmet Uçum</strong>’un  dün Taraf’ta vurguladığı gibi, başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AK  Parti, CHP, DSP ve BDP’li milletvekillerinin büyük katkısı oldu.</p>
<p><strong>Kamu vicdanının harekete geçmesi, Meclis üzerinde müthiş bir baskı oluşturdu. </strong></p>
<p><strong><span id="more-54"></span><br />
</strong></p>
<p>Meclis’in  kabul ettiği, Cumhurbaşkanı Gül’ün hızla onayladığı yasa sayesinde  demir parmaklıklar arkasında tıkılan çocuklar özgürlüklerine kavuşmaya  başladı.</p>
<p>Yeni düzenlemeyle, soruşturma ve kovuşturma bakımından terör suçusu statüsünden çıkmış oldu.</p>
<p>Bu Türkiye için ayıp bir uygulamaydı.</p>
<p><strong>12  Eylül döneminde “misyonu gereği” Diyarbakır Cezaevi için ‘mükemmel’  diye manşet atan gazete grubu, elbette bu haberlere ilgi göstermedi</strong>.</p>
<p>Onlar için tek dert, Ergenekonculara, Balyozculara sahip çıkmak.</p>
<p>Hakları çiğnenemeyecek olan tek grup darbe girişimcileri.</p>
<p>Bodrum’da  tatildeyken turp gibi olan emekli generallerin gözaltına alınınca nasıl  birden kalp hastalıklarının nüksettiğni ballandırarak anlatmakta  üstlerine yok. Taş attığı iddia edilen çocuklar, onların yaşam  koşullarıyla ilgili değil</p>
<p>ler.Çünkü onlar Kürt ve bizden değil.</p>
<p>Yine de Türkiye’nin vicdanına hükmedemiyorlar artık.</p>
<p>Adalet herkes için eşit olma şansına biraz daha yaklaşıyor.</p>
<p>Çünkü  AK Partili Ayşenur Bahçekapılı’nın, CHP’li Hakkı Süha Okay’ın, BDP’li  Sebahat Tuncel’in vicdanı bu çocukların uğradığı haksızlık karşısında  isyan ediyor.</p>
<p>Onlar ve isimlerini burada sayamadığım diğer vekiller, misyonu belli medya grubunun vicdan sağırlığını ezip geçiyor.</p>
<p>Türkiye  12 Eylül’de bir avukatın, Hüseyin Yıldırım’ın nasıl insanlık dışı bir  işkenceden geçtiğini, yine vicdan sahibi bir gazeteci, Neşe Düzel’in  röportajında okuyor. <strong>Bir devletin, bir insanı annesi tarafından tanınmayacak hale getirilmesini yüreği kanayarak okuyor. </strong></p>
<p>Türkiye yıllarca yalanlarla, vicdanların ortaya çıkmasını engelleyen baskılarla yaşadı.</p>
<p>Kürtlere işkenceyle de, tutuklu çocuklarla da ilgilenmedi.</p>
<p>Küçük çocuklar öldürüldü, öldürenler serbest kaldı.</p>
<p>Ama artık yetti.</p>
<p>Çünkü vicdanlar sesini yükseltiyor.</p>
<p>Çünkü halk gerçeği öğrenebiliyor.</p>
<p>O  yüzden 12 Eylül referandumunda da tüm zorluklara, engellemelere,  ittifaklara rağmen, Türkiye’nin vicdanın galip geleceğine inanıyorum.</p>
<p><strong>Bir halkın uyanan vicdanının karşısında hiçbir güç duramaz çünkü.</strong></p>
</div>
</div>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/27/07/2010/turkiye%e2%80%99nin-vicdani-sonunda-agir-basti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>35’inci madde ayıbı</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/24/07/2010/35%e2%80%99inci-madde-ayibi/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/24/07/2010/35%e2%80%99inci-madde-ayibi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 22:39:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Sabah’ta uzun yıllar gündemde tutmaya çalıştığımız bir konuydu Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun’nun 35’inci maddesi. Yani “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi, Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kollamak ve korumaktır” diyen ünlü madde. Bu kez gündeme şimdi çatısı altında olduğum Star Gazetesi getirdi. Türkiye 35’inci maddeyi tartışıyor. 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 2005’te [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-50" title="ergun_babahan_308657924" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_308657924.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Sabah’ta uzun yıllar gündemde tutmaya çalıştığımız bir konuydu Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun’nun 35’inci maddesi. </strong></p>
<p>Yani <strong>“Silahlı Kuvvetlerin vazifesi, Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kollamak ve korumaktır”</strong> diyen ünlü madde.</p>
<p>Bu kez gündeme şimdi çatısı altında olduğum Star Gazetesi getirdi.</p>
<p>Türkiye 35’inci maddeyi tartışıyor.</p>
<p>9’uncu Cumhurbaşkanı <strong>Süleyman Demirel</strong>, 2005’te <strong>Yavuz Donat</strong>’a bu maddenin kalkması gerektiğini söylemişti.</p>
<p>Aynı Demirel, başbakanken <strong>Hasan Cemal</strong>’in benzer yöndeki sorularına olumsuz yanıt vermişti oysa.</p>
<p><span id="more-49"></span></p>
<p>Ancak asıl cevap darbenin lideri <strong>Kenan Evren</strong>’den gelmişti, <strong>“35’inci madde olmasaydı da darbeyi yapacaktık</strong>” diye.</p>
<p>Evet, 35’inci maddenin varlığı veya yokluğu darbe heves ve girişimlerini belirleyen bir unsur değildir.</p>
<p>Ancak   parlamenter sistem deneyimi 100 yılı aşmış, 60 yıldır çok partili   sistem içinde yaşayan, kendini Avrupa Birliği’ne tam üye olmaya ehil   gören bir ülkenin yasal düzenlemesi içinde böyle bir maddenin bulunması   ayıptır.</p>
<p>En başta, “Koruma ve kollamak” muğlak bir terimdir.</p>
<p><strong>Ama daha önemlisi dünyanın kendine çağdaş diyen hiçbir demokrasisi böyle bir hükme yer vermez. </strong></p>
<p>Demokrasi kendini koruyup kollayacak olgunluktadır.</p>
<p><strong>Demokrasiyi   koruyup kollama adına yola çıkanların sonunda demokrasinin ırzına  nasıl  geçtiklerini, bu yolda ne çılgın planlara imza attıkları artık  herkesin  farkında olduğu bir gerçek. </strong></p>
<p>O  yüzden “anayasa  değişikliği yetmez ama evet” diyenler başta olmak  üzere, tüm demokrasi  yanlısı güçlerin bu maddenin kaldırılmasına evet  demesi gerekir.</p>
<p>CHP lideri doğru bir çıkış yapmıştır.</p>
<p>CHP’nin bizce yanlış siyasetleri, doğru olanı önerdiği zaman desteklenmesine engel olmamalı.</p>
<p>35’inci madde, Türkiye’nin bir ayıbıdır.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu bu maddenin kaldırılmasını gündeme getirdi.</p>
<p><strong>AK Parti yönetiminin top dolaştırmayı bırakıp bu öneriye sahip çıkması gerekir. </strong></p>
<p>Sahip çıkmazsa, sadece kendi kendine demokrat havası çizer ki, bu da toplumun farklı kesimlerinden bulduğu desteği zayıflatır.</p>
<p>CHP   bu vesileyle, AK Parti’yi zayıflatmanın Anayasa Mahkemesi ve   anti-demokratik kesimlerle işbirliğinden geçmediğini fark eder.</p>
<p>Demokratik   talepleri gündeme getirip destekleyen bir CHP, AK Parti’nin demokratik   sınırlarının sorgulanmasına imkan yaratacağı gibi, demokrasi   standartının daha da yükselmesini sağlayacaktır.</p>
<p>Böyle  bir çizgi,  CHP’yi geleneksel ana muhalefet partisi mahkumiyetinden  çıkarıp gerçek  bir iktidar alternatifi haline getirecektir.</p>
<p>Demokrasinin korunup kollanmasını sağlayacak olan da iktidar alternatifi güçlü bir partinin varlığıdır.</p>
<p>CHP anayasaya hayır çağrısını da gözden geçirirse bu yeni yolda daha inandırıcılık kazanır.</p>
<p>Kemal Bey doğru yolu buluyor.</p>
<p>Bir de parti içinde güç sağlasa, daha da farklı bir çizgi izleyecek.</p>
<p>Demokratikleşme konusunda attığı adımlar desteklenip cesaretlendirilmeli.</p>
<p>İşe 35’inci maddeyle başlayalım.</p>
<p><strong><strong>Heron-Neron</strong></strong></p>
<p>Genelkurmay uzun bir açıklama yapıp hiçbir şey dememiş oldu.</p>
<p>3 yıldır süren Heron soruşturmasında bir arpa boyu yol alınmadığını ilan etti.</p>
<p>Kemal Türkler cinayeti gibi, bu soruşturma da zamanaşımına uğrayacak demek.</p>
<p>O zaman Dağlıca soruşturmasının sonucunu açıklasalar.</p>
<p>O da bir 5 yıl sonra mı gündeme gelecek?</p>
<p>Biz de bu açıklamalara inanıp susacağız öyle mi?</p>
<p><strong>Ergun Babahan &#8211; Star Gazetesi</strong></p>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/24/07/2010/35%e2%80%99inci-madde-ayibi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Heron ve Balyoz darbe planı</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/23/07/2010/heron-ve-balyoz-darbe-plani/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/23/07/2010/heron-ve-balyoz-darbe-plani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 00:05:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye günlerdir Heron Skandalı ile çalkanıyor ama Genelkurmay’dan “tık” yok. Lav silahına boru, ıslak imzalı belgeye kağıt parçası diyecek kadar cüretkarlardı. Bu telefon konuşmasına “deli saçması” diyemeyecek kadar sessizler. Çünkü söyleyecek söz yok. Gelinen nokta her baskında “bizim PKK’lıların mı?” yoksa “Gerçek PKK’lıların mı?” görev aldığını sorgulamak. Çünkü telefon görüşmeleri Genelkurmay’ın da böyle birlikleri olduğunu [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/32_b.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5" title="32_b" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/32_b.jpg" alt="" width="192" height="260" /></a>Türkiye günlerdir Heron Skandalı ile çalkanıyor ama Genelkurmay’dan <strong>“tık”</strong> yok.</p>
<p><strong>Lav silahına boru, ıslak imzalı belgeye kağıt parçası diyecek kadar cüretkarlardı. </strong></p>
<p>Bu telefon konuşmasına <strong>“deli saçması”</strong> diyemeyecek kadar sessizler.</p>
<p>Çünkü söyleyecek söz yok.</p>
<p>Gelinen nokta her baskında <strong>“bizim PKK’lıların mı?”</strong> yoksa <strong>“Gerçek PKK’lıların mı?”</strong> görev aldığını sorgulamak.</p>
<p>Çünkü telefon görüşmeleri Genelkurmay’ın da böyle birlikleri olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Telefon görüşmelerinin ortaya koyduğu bir gerçek var; <strong>Hava Kuvvetleri bu işin boğazına kadar içinde.</strong></p>
<p>Olay ne zaman ortaya çıkıyor?</p>
<p>2007’de.</p>
<p><span id="more-45"></span></p>
<p>Bu olay bir günde tezgahlanıp devreye sokulmadığına göre bir geçmişi var.</p>
<p>O geçmiş de Balyoz darbe planlarına kadar uzatılabilir.</p>
<p><strong>Dönemin  Hava Kuvvetleri Komutanı Fırtına’nın darbeye ortam hazırlamak için  Ege’de kendi jetimizi düşürme planları yaptığına ilişkin iddianame kabul  edildi. </strong></p>
<p>Aynı Hava Kuvvetleri <strong>“bizim PKK’lılara”</strong> hava desteği sağlama işini de üstlenmiş olabilir.</p>
<p>Aleyhine sürekli darbe planlanan bir siyasi iktidarı zayıflatmanın en etkili yöntemlerinden biri terörün tırman(dırıl)ması.</p>
<p>Halkın  ilk tepkisi mevcut iktidara olacağı gibi, demokratik açılımın önünü  kesmek, hatta olağanüstü hal gibi anti-demokratik uygulamaları gündeme  getirmek sözkonusu olacaktır.</p>
<p>Bu konuda ilk teklifin MHP liderinden gelmiş olması bu bakımdan dikkat çekicidir.</p>
<p><strong>Görünen o ki, kabiliyeti, sadakati, güvenilirliği sorgulanan bir silahlı kuvvetler ve komuta kadememiz var. </strong></p>
<p>Siyasetle bunca yıldır bu kadar içiçe geçmiş bir kurumun yozlaşması kaçınılmazdır.</p>
<p>Kendi  siyasi bir partiye dönüşmüş silahlı kuvvetlerin asli işlevinden  sapması, “kendi PKK’lılarını” yaratması acı bir gerçektir ama sürpriz  değildir.</p>
<p><strong>Sürpriz olan siyasi iktidarın sessizliğidir. </strong></p>
<p>Mesele artık sadece iktidar olmak değil, masum gençlerin kanının akmasını engellemektir.</p>
<p><strong>Bunun yolu da silahlı kuvvetlerin askeri liseden başlayacak şekilde yeni bir pespektifle ele alınmasıdır. </strong></p>
<p>Gerekiyorsa, komuta kademesinin baştan aşağı yenilenmesi de gündeme getirilmelidir.</p>
<p><strong>İhanete varan iddiaları 3 yıldır uyutan bir komuta kademesinin o koltukta oturma hakkı yoktur, olamaz. </strong></p>
<p>Böyle  önemli bir iddiayı para karşılığı gençlere sahte çürük raporu verdiği  iddia edilen birine havale edilmesi kuşkuları daha da artırıcıdır.</p>
<p><strong>Bugün işe şu Heron’larla Balyoz darbe planı bağlantısını araştırmakla başlamak gerek. </strong></p>
<p>Hava Kuvvetleri bu planının göbeğinde görülüyor.</p>
<p>Heron işini de özel mahkemenin soruşturmasında yarar var.</p>
<p>Siyasi  iktidar da 12 Eylül idamlarına gözyaşı dökmeyi bıraksın bugün gençlerin  karanlık senaryolarla öldürülmesinin önünü alacak adımları atsın.</p>
<p>Silahlı Kuvvetler açılımı olmadan bu ülke yerinde saymaya devam edecek çünkü.</p>
<p>﻿</p>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/23/07/2010/heron-ve-balyoz-darbe-plani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Silahlı Kuvvetleri daha fazla yıpratmayın!</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/23/07/2010/silahli-kuvvetleri-daha-fazla-yipratmayin/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/23/07/2010/silahli-kuvvetleri-daha-fazla-yipratmayin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 00:03:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[Ne zaman Silahlı Kuvvetler’le ilgili bir iddia gündeme gelse, “kurumları yıpratmayalım” teranesi başlıyor. “Her kurumda çürük elmalar bulunur” diye de ekleniyor. Ortadaki tablo çürüklerin sağlamlardan fazla olduğu izlenimi veriyor. Ayıkla ayıkla bitmiyor. YAŞ’ta terfi ettirecek general kalmadı neredeyse, iş o boyutta. Maşallah iddiaların ardı arkası da kesilmiyor&#8230; Kimi kendi jetini düşürüp camisini bombalama planı yapmış, [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ropor_byk00f896da00f3f47e.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-33" title="ropor_byk00f896da00f3f47e" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ropor_byk00f896da00f3f47e.jpg" alt="" width="213" height="184" /></a>Ne zaman Silahlı Kuvvetler’le ilgili bir iddia gündeme gelse, “<strong>kurumları yıpratmayalım”</strong> teranesi başlıyor.</p>
<p><strong>“Her kurumda çürük elmalar bulunur”</strong> diye de ekleniyor.</p>
<p>Ortadaki tablo çürüklerin sağlamlardan fazla olduğu izlenimi veriyor.</p>
<p>Ayıkla ayıkla bitmiyor.</p>
<p>YAŞ’ta terfi ettirecek general kalmadı neredeyse, iş o boyutta.</p>
<p>Maşallah iddiaların ardı arkası da kesilmiyor&#8230;</p>
<p>Kimi  kendi jetini düşürüp camisini bombalama planı yapmış, kimi öldürülecek  gazeteciler listesi hazırlayıp tetikçileri bile belirlemiş, kimi <strong>“Heronları düşürelim”</strong> demiş, kimi yeraltına silah gömmüş&#8230;</p>
<p><span id="more-43"></span></p>
<p>Say say bitmez.</p>
<p>Daha kendi mayınıyla kendi askerini öldüren de var, dağdaki militanı kaçakçı sanan da var&#8230;</p>
<p>Bu halk Fenerbahçe seyircisi gibi olsa, <strong>İlker Başbuğ</strong> daha ilk yılın sonunda o koltuğu terk ederdi.</p>
<p>Ama  basınımızın bir bölümü Fenerbahçe’ye gösterdiği önemi Silahlı  Kuvvetlere göstermediği için skandallar pek öyle halk tarafından  öğrenilemiyor.</p>
<p><strong>Fenerbahçeli Kazım’ın seks skandalı iddiası manşet oluyor ama Heron olayı görmezden geliniyor.</strong></p>
<p>Gelinmekle kalınsa da iyi, verilmeyen haberin yalanlanması yayınlanıyor.</p>
<p>Yalanlayan kim?</p>
<p>Çürük çetesinden cezaevinde olan bir albay.</p>
<p>Yani, para karşılığı kimilerine sahte sağlık raporu aldığı iddiasıyla cezaevinde olan bir rütbeli asker.</p>
<p><strong>Şıracının şahidi bozacı </strong><strong>misali.</p>
<p></strong></p>
<p>Bu arada Genelkurmay Başkanı Başbuğ, <strong>“misyonu belli”</strong> gazeteye bilgi aktarıyor.</p>
<p><strong>“Soruşturma sürüyor”</strong> diyor.</p>
<p>3 yıl önce meydana gelmiş, vatana ihanet iddiası içeren bir olayı Genelkurmay 3 senedir soruşturuyor.</p>
<p>Bu hızla Türkiye, Avrupa Birliği’ne tam üye olduğunda da soruşturma tamamlanır herhalde.</p>
<p>İnsanın Genelkurmay soruşturacaksa, ağır cezalık bir suç işleyeyim diyesi geliyor.</p>
<p><strong>Bir ülkenin silahlı kuvvetleri bu hale düşürülür mü? </strong></p>
<p>Tel tel dökülen bir ordu olur mu?</p>
<p>Yaptığı yalanlamalar bir bir ya</p>
<p>lanlanan Genelkurmay Başkanı kameraralar önüne çıkıp açıklama yapamıyor.</p>
<p><strong>“Türk kanından” </strong>bahseden yok.</p>
<p><strong>“Kendi Heron’umuzu düşürelim diyen subay Türk kanı taşıyor mudur?”</strong> diye soran da yok.</p>
<p>Olan ne?</p>
<p>Kirli bir tezgah.</p>
<p>Bedelini kim ödüyor?</p>
<p>Hayatının baharında silah altına aldığınız masum gençler&#8230;</p>
<p>Halkı askerlikten soğutma suçu tam da bu olsa gerek.</p>
<p>Hey, orada kimse yok mu?</p>
<p>- “Bizimkiler çok zayiat veriyor”daki bizimkiler kim?</p>
<p>- Dağlıca’yı kim bastı?</p>
<p>- Niye PKK lider kadrosu bu telefon konuşmasını yalanlamak için çırpınıyor?</p>
<p>- <strong>Ve de Uğur Mumcu’yu kim öldürdü?</strong></p>
<p>Bir ortaya çıkın da anlatın</p>
<p>bakalım&#8230;</p>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/23/07/2010/silahli-kuvvetleri-daha-fazla-yipratmayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hürriyet’in misyonu ve okeyci çocuklar</title>
		<link>http://www.ergunbabahan.com/23/07/2010/hurriyet%e2%80%99in-misyonu-ve-okeyci-cocuklar/</link>
		<comments>http://www.ergunbabahan.com/23/07/2010/hurriyet%e2%80%99in-misyonu-ve-okeyci-cocuklar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 00:02:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergun Babahan Yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergunbabahan.com/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Hürriyet’in misyonu ve okeyci çocuklar En önemli misyonu Kıbrıs’tı. San Francisco Chronicle’ın sahibi William Rundolph Hearts, Amerika’yı Küba nedeniyle İspanya ile savaşa sürüklemişti. Hürriyet Gazetesi de Kıbrıs’ta aynı rolü üstlendi 1960’lardan başlayarak. Meğerse ada veya kayalık fark etmezmiş, Kardak’ta da aynı geleneği sürdürmüşler. “Hürriyet’in misyonu bu” demiş, dönemin genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök. Hürriyet kültüründe [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Hürriyet’in misyonu ve okeyci çocuklar <em> </em></strong></h3>
<div><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_200.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-28" title="ergun_babahan_200" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ergun_babahan_200.jpg" alt="" width="200" height="161" /></a></p>
<div>
<p>En önemli misyonu Kıbrıs’tı. San Francisco Chronicle’ın sahibi <strong>William Rundolph Hearts</strong>, Amerika’yı Küba nedeniyle İspanya ile savaşa sürüklemişti.</p>
<p><strong>Hürriyet Gazetesi de Kıbrıs’ta aynı rolü üstlendi 1960’lardan başlayarak. </strong></p>
<p>Meğerse ada veya kayalık fark etmezmiş, Kardak’ta da aynı geleneği sürdürmüşler.</p>
<p><strong>“Hürriyet’in misyonu bu”</strong> demiş, dönemin genel yayın yönetmeni <strong>Ertuğrul Özkök. </strong></p>
<p>Hürriyet kültüründe deniz ve adalara bir ilgi olduğu kesin.</p>
<p>Savaş çıkar insanlar ölebilir ama olsun, <strong>Enver Paşa</strong>’nın dediği gibi nasılsa ölmeyecekler mi?</p>
<p><span id="more-41"></span></p>
<p>Hadi bu misyonu anladık.</p>
<p>Peki, Hrant Dink işi ne iş, onu anlamak zor.</p>
<p>Bakın <strong>“Hürriyet’in misyonunu”</strong> çok iyi kavramış olan Ertuğrul Özkök, Dink’in öldürülmesinden sonra neler yazmış.</p>
<p>Önce şaşırtıcı ilk yazı:</p>
<p><strong><em>20 Ocak 2007</em></strong></p>
<p>“Bu cinayet, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en vahim suikastlarından biridir.</p>
<p><strong>Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Çetin Emeç </strong>cinayetlerinden daha büyük uluslararası yankı yaratacaktır.</p>
<p>Türkiye uzun yıllar bu lekeyi temizlemeye uğraşacaktır.</p>
<p>O nedenle hepimiz, bu cinayetin son halkasına kadar çözülmesi için takipçilik görevini yapmalıyız.</p>
<p>Bu olayın <strong>‘meczup bir gencin’ </strong>işi olduğu iddia edilirse, asla inanmayalım.</p>
<p>Evet bu defa inanmayalım.</p>
<p>O adamın eline silahı veren kim, onu bulup yakasına yapışalım.”</p>
<p>Sonra ton hızla değişiyor, silahı gençlerin eline verenler unutuluyor, iş okeyci gençlere yönetiliyor:</p>
<p><strong><em>23 Ocak 2007</em></strong></p>
<p>“Günlerden beri televizyon televizyon dolaşıp hep şunu söylüyorum:</p>
<p><strong>‘İnşallah, bu gerçek bir örgüt işi çıkar. Eğer birbirini dolduruşa getiren mahalle kabadayıları ise işimiz daha zor.’ </strong></p>
<p>Korktuğum başımıza geldi.</p>
<p>Kendi kendine misyon yüklenmiş, bir abinin dolduruşuna gelmiş, daha 20 yaşına gelmeden tam anlamıyla <strong>‘looser’</strong>, <strong>‘tutunamayan’</strong> durumuna gelmiş bir genç.</p>
<p>Psikolojisini öyle iyi okuyabiliyorum ki.</p>
<p>Cinayeti işledikten sonra en önemli iki delili, silahını ve beyaz beresini atmamış.</p>
<p>Polis bile hayretler içinde.</p>
<p>Hiç kendi kendinize sordunuz mu: <strong>‘Niye bunları atıp delilleri yok etmemiş?’</strong></p>
<p>Cevabı çok basit. Trabzon’a dönüyor.</p>
<p>Orada arkadaşlarına övüne övüne, <strong>‘Hrant Dink’i ben öldürdüm’</strong> diyecek.</p>
<p><em><strong>24 Ocak 2007</strong></em></p>
<p><strong>“</strong>Evet,  Türkiye’de bazı tanınmış insanların kaderi, küçük, büyük, orta boy  şehirlerin kenar mahalle kahvelerinde okey masalarında tayin ediliyor.</p>
<p>Artık hücre evine bile ihtiyaç yok.</p>
<p>İki okey taşı arasına çizilen yuvarlak hedef tahtalarına ateş açılıyor ve bazen de böyle on ikiden vuruluyor.</p>
<p>Peki bununla nasıl mücadele edeceğiz?”</p>
<p><strong><em>27 Ocak 2007</em></strong></p>
<p>“Bu  varoş tutunamayanlarını okey masalarındaki abilerinin tahakkümünden,  kasaba, küçük şehir umutsuzluklarından kurtaramazsak, bu işin sonu kötü.</p>
<p>Dün bir rahip, bugün bir Ermeni yurttaşımız, yarın bizlerden biri.</p>
<p>Öbür gün de mafya babalarının kucağı.</p>
<p>O  yüzden bu genç insanlarla empati yapmamız, kendimizi onların yerine  koyup dünyaya oradan bakmaya çalışmamız gerektiğini anlattım.”</p>
<p><em><strong>2 Şubat 2007</strong></em></p>
<p><strong>“Derin devlet” kavramını Türk literatürüne sokan gazeteci olarak şunu iddia ediyorum. </strong></p>
<p><strong>Türkiye’de derin devlet yoktur.</strong></p>
<p>Ve arkasından şu provokatif iddiayı yapıyorum.</p>
<p>Keşke bu ülkenin gerçek anlamda bir derin devleti olsa.</p>
<p>Çünkü, bizimki gibi mayınlı coğrafyalarda bekasını sürdürmeye çalışan her ülkenin derin bir devlete de ihtiyacı vardır.</p>
<p>Çok iyi bildiğim bir şey daha var.</p>
<p>Her demokratik ülkede aydınlar derin devleti hiç sevmezler.</p>
<p>Daha doğrusu devleti sevmezler.</p>
<p>&#8230;Ben bu olayın başından beri <strong>“mahalle psikolojisinin”</strong> önemini vurgulamaya çalışıyorum.</p>
<p>Mesele orada, mahallede, internet kafelerde, okey masalarında karara bağlanıyor.”</p>
<p><strong><em>3 Şubat 2007</em></strong></p>
<p>“Bu ülkede bazıları bu derin devlet masalları ile bizi uyutuyor.</p>
<p>Sadece bizi değil, aynı zamanda gelen giden bütün hükümetleri, başbakanları uyutuyor.</p>
<p>Bunun adı derin devlet değil, olsa olsa derin devlet tiyatrosudur.</p>
<p>Senaryosu kötü, rejisörü kötü, oyuncusu kötü bir tiyatro.</p>
<p>Bense gerçek bir derin devlet özlüyorum. Ne çare, karşımda devlet bile kalmamış.”</p>
<p><strong><em>7 Şubat 2007 </em></strong></p>
<p>“Üçüncü defa tekrarlıyorum.</p>
<p>Önümüzdeki vaka, derin devlet değil, mahalle çeteleri sorunudur.</p>
<p>Okey masaları, stat tribünleri sorunudur.</p>
<p>Ve sanmayın ki, bu <strong>‘derin devlet’ </strong>veya <strong>‘gladyomsu’ </strong>örgütlerden daha az tehlikelidir?”</p>
<p>Yargı sistemimiz Hrant Dink davasını çürütüp uyutmaya çalışıyor.</p>
<p>Hürriyet Gazetesi de ilk günden beri aynı tavır içinde.</p>
<p>Örgüt yok, kafayı yemiş gençler var diye bastırıp durmuş.</p>
<p>O günden bu yana çok şükür siyasi cinayetlerin durduğunu da görmezden geliyor.</p>
<p>Burada Hürriyet’in misyonu ne acaba?</p>
<p>Cevap bekliyorum&#8230;</p>
<p><!-- AddThis Button BEGIN --> <script type="text/javascript">// <![CDATA[
   var addthis_pub = 'tayfunsalci';
   var addthis_localize = {share_caption:'Paylaş', email_caption:'Arkadaþýna Gönder!', email:'E-posta', print:'Yazdýr', favorites:'Favoriler', more:'• daha...'};
// ]]&gt;</script></div>
</div>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergunbabahan.com/23/07/2010/hurriyet%e2%80%99in-misyonu-ve-okeyci-cocuklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

